2012, Cilt 25, Sayı 3, Sayfa(lar) 148-152
[ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
Anger and Impulsivity in Adolescents Attempting Suicide
Elif AKIN1, Meral BERKEM2
1Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği, Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi, Elazığ, Türkiye
2Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Tıp Fakültesi, Marmara Üniversitesi, İstanbul, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Adolescent, Suicide, Anger, Impulsivity
Özet
Objective: We aimed to evaluate anger and impulsivity in adolescent suicide attempters between the ages of 12 and 18, compared with control group; investigate the relation between hostility, impulsivity and suicide intent.

Patients and Methods: Thirty-six adolescent patients between the ages of 12 and 18 referred to the Marmara University Hospital, Child and Adolescent Psychiatry Policlinic because of attempted suicide between June 2009 and May 2010, were included in the study. Thirty-four healthy subjects were selected as control group. Clinical assessment of participants was made with the Kiddie Schedule for Affective Disorders and Schizophrenia Present and Life Time Version. Adolescents were also evaluated with the Spielberg State Trait Anger Expression Inventory and Barratt's Impulsivity Scale. The seriousness of attempted suicide in adolescents was determined with the Suicide Intent Scale.

Results: Average total and subscores (except anger control subscore) of anger and impulsivity scales were found higher in adolescents attempting suicide than in control group (p<0.01). We found no relation between suicide intent, anger and impulsivity (p>0.05).

Conclusion: Anger and impulsivity merit attention in adolescent attempted suicides. Additionally, our results reinforce the need for further studies investigating the relation between personality traits, psychiatric, familial and social factors for better understanding of the effect of anger and impulsivity in adolescent suicide behavior. (Marmara Medical Journal 2012;25:148-52)

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Öfke ve dürtüsellik/saldırganlık, intihar davranışı için önemli bir risk faktörü olarak ele alınmaktadır1-4. Clothier, intiharın yordayıcılarını hiyerarşik bir sıra içerisinde sunmakta ve "kişinin geçmişinde öfke ve şiddet davranışlarının bulunması" bu hiyerarşi içerisinde üçüncü sırada yer almakta olduğunu belirtmektedir5.

    Bir çalışmada intihar girişiminde bulunan ergenlerin düşmanlık (hostility) puanları kontrollere göre daha yüksek olduğu belirtilmiştir6. İntihar düşüncesi olan ergenlerin de öfke ölçeklerinden daha yüksek puanlar aldıkları, erkeklerde bu puanların kızlara göre daha yüksek olduğu gösterilmiştir7. Bununla birlikte uzunlamasına bir çalışmada öfke, saldırganlık ve düşmanlığın gelecekte intiharı düşünme ya da intihar girişiminde bulunma konusundaki belirleyiciliğinin sınırlı olduğu gösterilmiştir8.

    Bir tek intihar girişimi bulunan, birden fazla intihar girişimi bulunan, intihar girişimi bulunmayan ama psikiyatrik bir hastalığı olan ve normal bireylerden oluşan kontrol grubu olmak üzere dört grup ergen ile yapılan bir çalışmada, normal kontrol grubu ile intihar girişimi bulunmayan ergenlerin, bir ve birden fazla intihar girişimi olan ergenlerden daha az negatif duygulanım gösterdikleri, intihar girişimi ve girişimleri bulunan iki grubun da, yıkıcı ve antisosyal boyutlara dek uzanan bir saldırganlık düzeyine sahip oldukları belirtilmektedir9.

    Ergen intiharlarında dürtüselliğin rolüyle ilgili pek çok çalışma yapılmıştır. Dürtüsellik, yüksek dozda ilaç alan ergenlerde depresyondan bağımsız bir etken gibi görünmektedir10. Ergenlerin kendine zarar verme davranışları çoğunlukla dürtüseldir11,12 ve çoğu ergen, olaydan önce birkaç dakika düşündüğünü bildirmektedir13. Alkol ve madde kullanımı bu dürtüsel eylemleri arttırmaktadır14.

    Kaynaklarda, saldırganlık, dürtüsel davranışlar ve intihar arasındaki ilişkileri destekleyen çalışmalara sıklıkla rastlanmaktadır15-17. Ergenler üzerinde yapılan ve intihar davranışlarının sıklığı ve yordayıcılarının belirlenmeye çalışıldığı boylamsal bir çalışmada da, dürtüsel davranışlardaki artış, intihar planlarının önemli bir yordayıcısı olarak karşımıza çıkmaktadır18.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Materyal ve Metot
    Örneklem
    Çalışmaya, Marmara Üniversitesi Hastanesi,Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniği'ne Haziran 2009- Mayıs 2010 tarihleri arasında intihar girişimi nedeniyle başvurmuş 12-18 yaş arasındaki 36 hasta ve bunlarla yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilmiş 34 sağlıklı ergen, kontrol grubu olarak alınmıştır. Çalışmaya davet edilen ergenlerin ailelerine çalışmanın amaç ve içeriği hakkında bilgi verilmiş ve çalışmaya katılmayı kabul ettiklerini gösteren yazılı onamları alınmıştır. Çalışma Marmara Üniversitesi, Tıp Fakültesi Araştırma Etik Kurulu tarafından onaylanmıştır.

    Haziran 2009-Mayıs 2010 arasında intihar girişimi nedeniyle başvuran 12-18 yaş ergenlerin sayısı 44 idi. Bu ergenlerden ve ailelerinden; 3'ü kayıtlı telefondan ulaşılamadığı için, 1'i çalışmaya katılmak istemediği için, 1'i de tıbbi hastalığından dolayı vefat ettiği için araştırmaya dahil edilemedi. Katılmayı kabul eden ergenlerden 2'si takipte randevularına gelmedi. Çalışmaya alınan 1 ergen ölçek değerlendirmelerinde eksiklikler bulunması nedeniyle değerlendirme dışı bırakıldı. Çalışma grubunu, ebeveyninin ve ergenin çalışmayı kabul ettiği 12-18 yaş (ort. 14,74±1,74) arası intihar girişiminde bulunan toplam 36 ergen hasta oluşturdu.

    Kontrol grubu ise, İstanbul'dan bir ilköğretim okulundan ve yine İstanbul'dan bir liseden okul numaralarına göre oluşturulmuş olan sınıf listelerinden, çalışmaya alınma ölçütlerine uyan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 12-18 yaş öğrenciler arasından rastgele örnekleme ile seçildi. Çalışmayı bu okullarda yapmak için İstanbul Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden izin alındı. Ulaşılan ergenlerin toplam sayısı 75 idi. Bunlardan 25'i çalışmaya katılmayı kabul etmedi.

    Araştırmaya katılmayı kabul eden ergenlere ve ailelerine, araştırmacı tarafından değerlendirilmek üzere randevu verildi. Bu ergenlerden 2'sinde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, 2'sinde anksiyete bozukluğu, 1'inde obsesif kompulsif bozukluk ve 1'inde de depresyon saptandığı için araştırmaya alınmadı, gerekli tedavi düzenlemeleri yapıldı. Çalışmaya katılmayı kabul edenlerin 10'u randevularına gelmedi. Nihai çalışma grubunu intihar girişiminde bulunan 36 hasta, kontrol grubunu ise yaş açısından eşleştirilmiş çalışmaya katılmayı kabul eden 12-18 yaş (ort. 14,42±1,43) arasında olan 34 sağlıklı ergen oluşturdu.

    Çalışma grubunu oluşturan intihar girişiminde bulunan ergenlere ve kontrol grubunu oluşturan sağlıklı ergenlere ait demografik bilgiler araştırmacı tarafından ebeveynlerinden alındı ve takip formlarına kaydedildi.

    Araştırmacı, psikiyatrik tanılarını değerlendirmek için bu ergenlere Çocuklar için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi- Şimdi ve Yaşam boyu Versiyonu-Türkçe Versiyonunu (ÇGDŞ-ŞY-T) uyguladı. ÇGDŞ-ŞY-T'te, Yaygın Gelişimsel Bozukluk (YGB) ve Mental retardasyon tanıları taranmadığından, bu tanıların varlığı Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayısal Sınıflandırması'na (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders-IV (DSM-IV) dayalı klinik görüşmede değerlendirildi. Klinik mental retardasyon şüphesinde tanı Wechsler Çocuklar için Zeka Ölçeği ile (Wechsler Intelligence Scale for Children- Revised – WISC-R) doğrulandı, bu grup çalışmaya alınmadı.

    Her iki grupta bulunan ergenler Spielberg Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı Ölçeği ve Barratt Dürtüsellik Ölçeği-11 ile değerlendirildi.

    Sadece çalışma grubunda intihar girişiminin şiddetini ve ölümcüllüğünü değerlendirmek amacıyla araştırmacı tarafından İntihar Niyeti Ölçeği kullanıldı.

    Ölçme Araçları
    Spielberg Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı Ölçeği: Ölçeğin Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı olmak üzere iki ana alt ölçeği bulunmaktadır. Sürekli Öfke alt ölçeği, kişinin genelde ne hissettiğini veya ne derece öfke yaşadığını ifade etmektedir. Öfke İfade Tarzı üç Alt Ölçeğe ayrılmaktadır. Bunlardan; birincisi öfkeyi dışa vurma alt ölçeği, kişinin genel öfkesini dışa vurduğunu; ikincisi öfkeyi içe tutma alt ölçeği kişinin öfkesini bastırarak içte tuttuğunu ve üçüncüsü öfkeyi kontrol etme alt ölçeği de, bireyin başkalarıyla olan ilişkilerinde genelde ne ölçüde sabırlı, soğukkanlı, hoşgörülü ve anlayışlı davrandığını ve öfkesini ne derece kontrol ettiğini veya ne derece sakinleşme eğilimi içinde olduğunu ölçmektedir.

    Ölçeğin Türkçeye uyarlaması Özer tarafından yapılmıştır19. Türkçe formunda Cronbach Alfa değerleri ayrı ayrı hesaplanmış olup "Sürekli Öfke" boyutu için 0,79; "kontrol altına alınmış öfke" boyutu için 0,84 "dışa vurulmuş öfke" boyutu için 0,78 ve "bastırılmış öfke" boyutu için ise 0,62 olarak bulunmuştur. Ölçek güvenilirlik analizi hesaplama yöntemlerinden biri olan alfa katsayısının 0,60 ile 0,80 arasında olması ölçeğin oldukça güvenilir olduğunun, 0,80 ile 1,00 arasında olması ise ölçeğin yüksek derecede güvenilir olduğunun göstergesidir.

    Barratt Dürtüsellik Ölçeği-11 (Barratt Impulsivity Scale-11, BIS-11): Dürtüselliği değerlendirmede kullanılan hastanın doldurduğu bir ölçektir20. Otuz maddeden oluşur ve kendi içinde üç alt ölçeği vardır; dikkat (dikkatsizlik ve bilişsel düzensizlik), motor (motor dürtüsellik, sabırsızlık) ve plan yapmama (kontrolünü sağlayamama, bilişsel karışıklığa tahammülsüzlük). BIS-11 değerlendirilirken 4 farklı alt puan elde edilir; toplam puan, plan yapmama, dikkat ve motor dürtüsellik. Toplam BIS-11 puanı ne kadar yüksekse kişinin dürtüsellik düzeyi, kadar yüksektir. BIS-11'in Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması Güleç ve arkadaşları tarafından yapılmıştır20.

    İntihar Niyeti Ölçeği (Suicide Intent Scale, SIS): Kişiye ilişkin bilgilerin klinisyen tarafından doldurulduğu yarı yapılandırılmış görüşmeye dayalı bir ölçektir, 1974 yılında Beck tarafından geliştirilmiştir21. Hastanın yaşamına son verme arzusunun şiddeti olarak tanımlanan intihar niyetini belirlemede kullanılır. İntihar Niyeti Ölçeği 20 maddeden oluşmaktadır. Maddelerin 15'i puanlanmakta, 5' i puanlanmamaktadır. Toplam puan 0-30 arasındadır. Her madde 0-2 arasında değişen Şekilde puanlanmaktadır. Görüşme sırasında her madde ile ilgili yeterli bilgiler alan görüşmeci ölçekteki en uygun seçeneği belirlemektedir. Puanlanan 15 madde iki bölüme ayrılmaktadır. İlk 9 madde esas olarak girişimle ilgili gerçekler ve olaylarla ilgili bilgi vermekte olup "İntihar Girişimi ile İlgili Şartlar"dır, ikinci bölüm ise bireyin girişim esnasındaki duygu ve düşüncelerinin geriye dönük değerlendirilmesi olup "Kendini Değerlendirme" olarak adlandırılmakta, son 5 soru ise görüşme esnasında seçeneklerin belirsizliği nedeniyle puanlanmamaktadır. Ölçeğin Türk örnekleminde uygulanması ve güvenilirlik çalışması Dilbaz ve arkadaşları tarafından yapılmıştır. Ölçeğin test–tekrar test güvenilirliği r=0,84, değerlendiriciler arası güvenilirliği r=0,99 ve Cronbach alfa katsayısı 0,83 olarak bulunmuştur22.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Bulgular
    İntihar girişiminde bulunan grupta 36 ergen ve sağlıklı kontrol grubunda 34 ergen bulunmaktadır.

    Gruplar yaş açısından eşleştirilerek çalışmaya alınmışlardır (İntihar girişimi grubu yaş ortalaması (yıl olarak): 14,74±1,74 ve kontrol grubu yaş ortalaması (yıl olarak): 14,42±1,43; t=.845, p>0,05).

    İntihar girişiminde bulunan grup 27 kız (%75) ve 9 erkekten (%25); kontrol grubu 26 kız (%76,5) ve 8 erkekten (%23,5) oluşmaktadır. İntihar girişiminde bulunan ergen grubunda kız/erkek oranı 3/1 iken; kontrol grubunda bu oran 3,25/1'dir. Yaşa benzer Şekilde cinsiyet dağılımı açısından da iki grup arasında farklılık bulunmamaktadır (p>0,05).

    İntihar girişiminde bulunan ergen grubundaki vakaların 2'si dışında tamamını aşırı doz ilaç alımıyla gerçekleştirilen intihar girişimleri oluşturmaktaydı. İki erkek hasta yüksekten atlama şeklinde intihar girişiminde bulunmuştu.

    İntihar girişiminde bulunan ergenlerin %39,8'inde (n=14) daha önce de intihar girişimi mevcuttu; 4'ünün daha önce 2 kez, 4'ünün 3 kez, 2'sinin 1 kez intihar girişiminde bulunduğu belirtilmiştir. 1'er kişi de 10-17 yaşları arasında olmak üzere 4, 5, 10 ve 12 kez daha önceden intihar girişiminde bulunmuştur.

    İki grup BIS-11 toplam puan ve alt puan ortalamaları açısından da karşılaştırılmış ve intihar girişimi grubunda dürtüsellik ölçeği toplam puan ve alt puan ortalamalarının kontrol grubuna göre istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır (Tablo I).


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: Gruplarda dürtüsellik puan ortalamalarının karşılaştırılması

    Spielberg Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı Ölçeği ile değerlendirilen sürekli öfke, öfke iç ve öfke dış puan ortalamaları intihar girişiminde bulunan grupta kontrol grubuna göre anlamlı derecede daha yüksek bulunurken (p<0,01); öfke kontrol puan ortalamaları - intihar girişiminde bulunan grupta kontrol grubuna göre daha düşük bulunmuştur (p<0,01). Bu veriler Tablo II'de özetlenmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 2: Gruplarda sürekli öfke ve öfke ifade tarzı puan ortalamalarının karşılaştırılması

    Gruplar cinsiyete göre öfke toplam ve alt puanları açısından karşılaştırıldığında anlamlı bir fark saptanmamıştır (p>0,05).

    İntihar girişiminde bulunan ergen grubunda hem dürtüsellik hem de sürekli öfke toplam puanları ile önceki intihar girişimi ve kendini yaralama davranışı varlığı arasında pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki gözlenirken (p<0,001), veri toplama anındaki ilaç kullanımı ise dürtüsellik ya da öfke ile ilişkili bulunmamıştır (p>0,05). Bu bulgular Tablo III'te gösterilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 3: Öfke ve dürtüsellik ile önceki intihar girişimi, kendini yaralama davranışı ve ilaç kullanımı varlığının ilişkisi

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Tartışma
    Gruplar dürtüsellik ölçeğinden alınan puanlar açısından karşılaştırıldığında, dürtüsellik toplam ve alt puanlarının intihar girişiminde bulunan grupta kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu bulunmuştur (p<0,001). Bu bulgu, ergen intiharlarının dürtüsellik ile yakından ilişkili olduğunu bildiren çalışmalarla tutarlılık göstermektedir12-18,23-25.

    Sürekli öfke ve öfke ifade tarzı puanları açısından da iki grup karşılaştırılmış, intihar girişiminde bulunan grupta sürekli öfke toplam puanının, öfke iç ve öfke dış puanlarının kontrol grubuna göre daha yüksek (p<0,001), öfke kontrol puanının ise daha düşük (p<0,001) olduğu bulunmuştur. Araştırmalar gözden geçirildiğinde, intihar ile öfke ve saldırganlık arasındaki ilişkileri gösteren çalışmaların sıklığı da dikkat çekmektedir1-4. Saldırgan davranışlar ve öfke, intihar davranışı için önemli bir risk faktörü olarak ele alınmaktadır5.

    Çalışmamızda öfke puanlarının her iki grupta da cinsiyetler arasında farklılık göstermediği (p<0,05) görülmüştür. Bu sonucumuz, hem saldırgan davranışlar, hem de intihar davranışı bulunan erkeklerin oranının kızlara göre anlamlı düzeyde yüksek bulunduğu çalışma sonuçlarıyla örtüşmemektedir26. Bu farklılığı oluşturan nedenlerden biri toplumumuzda kızların erkekler kadar öfke duygusunu ifade etmeleri olabilir. Kaynaklarda, saldırganlık, dürtüsel davranışlar ve intihar arasındaki ilişkileri destekleyen çalışmalara da sıklıkla rastlanmaktadır15-17. Bizim çalışmamızda da dürtüsellik ve öfke ile daha önce intihar girişimi varlığı ve kendini yaralama davranışı varlığı arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p<0,001). Ergenlerin kendine zarar verme davranışları çoğunlukla dürtüseldir ve bu ergenlerin büyük kısmı dürtü ve öfke kontrolünde sorun yaşamaktadır.İntihar girişiminde bulunan ergenlerin mevcut ilaç kullanımı ile dürtüsellik puanları arasında bir ilişki bulunmamıştır (p>0,05).

    Sonuç olarak öfke ve dürtüselliğin intihar girişiminde bulunan ergenlerde sağlıklı ergenlere göre daha fazla görüldüğü; ergen intihar davranışı için risk değerlendirmede, önlem ve tedavi yaklaşımında üzerinde durulması gerektiği düşünülmektedir. Çalışmanın sonucunu genelleyebilmek açısından bu alanda daha geniş örneklemli, standardize ve yaşa uygun ölçek ve yöntemlerin kullanılabileceği; ergende öfke ve dürtüselliğin intihar girişiminde bulunma konusundaki belirleyiciliğini değerlendirmede intihar davranışının etyolojisinde yer alan diğer psikiyatrik, bireysel, ailesel, sosyal ve çevresel etkenlerle birlikte incelenebileceği klinik ve toplum örneklemli çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Maiuro RD, O'Sullivan MJ, Michael MC, Vitaliano PP. Anger, hostility, and depressionin assaultive vs suicide attempting males. J Clin Psychol 1989;45:531-41. doi: 10.1002/1097-4679(198907)45:4<531

    2) Wetzler S, Asnis GM, Hyman RB, Virtue C, Zimmerman J, Rathus JH. Characteristics of suicidality among adolescents. Suicide Life Threat Behav 1996;26:37-45.

    3) Minarik MJ, Myatt R, Mitrushina M. Adolescent multiphasic personality inventory and its utility in assessing suicidal and violent adolescents. Suicide Life Threat Behav 1997;27:278-84. doi: 10.1111/j.1943-278X.1997.tb00410.x

    4) Castrogiovanni P, Pieraccini F, Di Muro A. Suicidality and aggressive behavior. Acta Psychiatr Scand 1998;97:144-8. doi: 10.1111/j.1600-0447.1998.tb09977.x

    5) Clothier JJ. Suicide, 1997 (http //www.uams.edu/department of psychiatry)

    6) Simonds JF, McMahon T, Armstrong D. Young suicide attempters compared with a control group: psychological, affective and attitudinal variables. Suicide Life Threat Behav 1991;21:134-51. doi: 10.1111/j.1943-278X.1991.tb00461.x

    7) Miotto P, De Coppi M, Frezza M, Petretto D, Masala C, Preti A. Suicidal ideation and agressiveness in school-aged youths. Psychiatry Res 2003;120:247-55. doi:10.1016/S0165-1781(03)00193-8

    8) Goldney R, Winefield A, Saebel J, Winefield H, Tiggeman M. Anger, suicidal ideation and attempted suicide a prospective study . Compr Psychiatry 1997;38:264-8. doi:/10.1016/S0010-440X(97)90058-4

    9) Stein D, Apter A, Ratzoni G. Association between multiple suicide attempts and negative affects in adolescents. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry 1998;37:488-94. doi:10.1097/00004583-199805000-00011

    10) Kingsbury S, Hawton K, Steinhardt K, James A. Do adolescents who take overdoses have specific psychological characteristics? A comparative study with psychiatric and community controls. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry 1999;38:1125-31. doi:10.1097/00004583-199909000-00016

    11) Hoberman HM, Garfinkel BD. Completed suicide in youth. Can J Psychiatry 1988;33: 494-504.

    12) Fox C, Hawton K (editors). Deliberate self harm in adolescence. London: Jessica Kingsley Publishers, 2004: 17-24.

    13) Hawton K, James A. Suicide and deliberate self harm in young people BMJ 2005;330:891-4. doi: 10.1136/bmj.330.7496.891

    14) Çetin FÇ, Coşkun A, İşeri E ve ark. İntihar Davranışı. Öncü B, editör. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Temel Kitabı. Ankara: Hekimler Yayın Birliği, 2008:503-12.

    15) Plutchik R, Praag HM, Conte HR. Correlates of suicide and violence risk III: A two-stage model of countervailing forces. Psychiatry Res 1989;28:215-25. doi:10.1016/0165-1781(89)90048-6

    16) Conner KR, Meldrum S, Wieczorek WF,Duberstein PR, Welte JW. The association of irritability and impulsivity wıth suicidal ideation among 15 to 20 year old males. Suicide Life Threat Behav 2004;34:363-73. doi: 10.1521/suli.34.4.363.53745

    17) Michaelis BH, Goldberg JF, Davis GP, Singer TM, Garno JL, Wenze SJ. Dimensions of impulsivity and aggression associated wıth suicide attempts among bipolar patients A preliminary study. Suicide Life Threat Behav 2004;34:172-7. doi: 10.1521/suli.34.2.172.32783

    18) McKeown RE, Garrison CZ, Cuffe SP. Incidence and predictors of suicidal behaviors in a longitudinal sample of young adolescents. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry 1998;37:612-9. doi :10.1097/00004583-199806000-00011

    19) Özer AK. Spielberg Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı Ölçekleri Ön Çalışması. Turk J Psychol 1994;9:26-35.

    20) Güleç H, Tamam L, Güleç MY ve ark. Barrat Dürtüsellik Ölçeği-11 (BIS)'in Türkçe Uyarlamasının Psikometrik Özellikleri. Klin Psikofarmakol Bul 2008;18:251-8.

    21) Beck AT, Schuyler D, Herman L, (editors). Prediction of suicide. First Ed. Maryland: Charles Press Publishers, 1974: 282.

    22) Dilbaz N, Bitlis V, Bayam G, Berksun O, Holat H, Tüzer T. İntihar Niyeti Ölçeği: Geçerlilik ve Güvenilirliği. 3P Dergisi 1995;3:28-31.

    23) Kashden J, Fremouw WJ, Callahan TS, Franzen MD. Impulsivity in suicidal and nonsuicidal adolescents. J Abnorm Child Psychol 1993;21:339-53. doi: 10.1007/BF00917538

    24) Zouk H, Tousiqnant M, Sequin M, Lesage A, Turecki G. Characterization of impulsivity in suicide completers: Clinical, behavioral and psychosocial dimensions. J Affect Disord 2006;92:195-204.

    25) Klonsky ED, May A. Rethinking impulsivity in suicide. Suicide Life Threat Behav 2011;40:612-9. doi: 10.1521/suli.2010.40.6.612

    26) Inamdar SC, Lewis DO, Siomopoulos G, Shanok SS, Lamela M. Violent and suicidal behavior in psychotic adolescents. Am J Psychiatry 1982;139:932-5.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]